Aşağı Kaydır / Kişisel Gelişim / Neden mutlu olamıyoruz?

Neden mutlu olamıyoruz?

Neden mutlu olamıyoruz?

Mutluluk nedir?

Mutluluk, TDK sözlüğünde “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik” olarak tanımlanmakta olup, şimdiye dek sayısız değişik tanımları yapılmış görece ve göreli bir kavramdır.

Bilime göre ise mutluluk; melatonin, serotonin ve endorfin hormonlarının normal olmayan bir şekilde salgılanması sonucu oluşan bir duygudur.

 

 

Bilim insanları diyor ki; mutluluk hissinin %40’ını düşüncelerimiz, hareketlerimiz ve karakterimiz belirler, geri kalanın %50’si ise genetik faktörlerle ilgilidir.

 

Peki sizce mutluluk nedir?

Bence mutluluk ulaşamadıklarımıza ulaşmaktır. Çok istediğimiz bilgisayarı arabayı ya da kitabı alınca. Sevdiklerimize ulaşınca, instagram’dan beğeni alınca ??????????

Güzel bir yemek yiyince ya da güzel bir yere gidince… Bu liste böyle uzar gider.

Şimdi sizlere dünyanın en uzun deneyi olan “The Grant Study” deneyi hakkında ilginç bilgiler vereceğim. Bu deneyin sonuçları Triumphs of Experience: The Men of the Harvard GrantStudy  kitabında yayınlandı.

 

1938 yılında, 268 adet fiziksel ve zihinsel olarak gayet sağlıklı Harvard Üniversitesi lisans öğrencisi erkek denek seçilir ve dünyanın en uzun deneyi başlatılır

Denekler arasında dünyaca ünlü bir isimde bulunuyor. Bu ünlü isim 35. ABD Başkanı John F. Kennedy. Kennedy; henüz genç bir öğrenci iken bu deneye gönüllü olur.

 

1940-45 yılları arası bu deneye paralel giden “The Gluek Study” adlı bir deney için de toplam 456 denek daha çalışmaya dahil edilir. İkinci guruptaki 456 denek, Harvard’lı akranlarına göre daha şanssız, Boston’ın genellikle gelir seviyesi düşük mahallelerinden seçilmiş erkeklerden oluşmaktadır.

Denekler psikolojik, antropolojik ve fiziksel özellikler gibi birçok alanda düzenli olarak test ve gözlem altında tutulurlar. Düzenli IQ testlerden aile ilişkileri hakkında detaylı sorulara kadar, 724 erkek denek hayatları boyunca gönüllü birer denek olarak yaşamaya devam ederler.

Peki dünyanın en uzun deneyini yapmak için yola çıkan bu bilim adamları hangi sorunun cevabını arıyorlardı?

bu soru ‘mutluluğun formülü nedir?’ sorudur.

Sonuç 1: Alkolizm insan hayatında çok önemli derecede tahrip edici bir rol oynar.

  • Alkolizm, deneklerin boşanmalarındaki en büyük sebep olmuştur.
  • Alkolizm, deneklerin sinir hastalıkları ve depresyon şikayetlerinin ana sebeplerinden biridir.
  • Sigara kullanımı ile birlikte erken yaştaki hastalıkların ve ölümün ana sebebidir.

Sonuç 2: Finansal başarı, insan ilişkilerinin samimiyeti ile doğru orantılıdır, belli bir noktanın üstünde akıl veya zeka ile ilgili değildir.

  • Yapılan ölçümlerde, insan ilişkileri daha iyi olan denekler, bütün deneklerin gelir ortalamasına göre yılda $141,000 daha fazla para kazandılar .
  • IQ’ları 110-115 aralığında olan erkeklerle, IQ’ları 150 üstü olan denekler arasında yaşam boyu kazanılan gelirlerde önemli bir fark görülmedi.

Sonuç 3: Politik görüş cinsellikle direk ilgilidir.

  • Denekler arasında muhafazakar olanlar ortalama 68 yaşında cinsel hayatlarını bırakmışlar.
  • Liberal olanlar ise 80’lerine kadar aktif cinsel hayatına devam etmişler.

Sonuç 4: Deneklerin çocukluk çağında anneleri ile olan iyi ilişkisi, yetişkinliklerinde çok büyük etkiler bıraktı.

  • Çocukluk çağında anneleri ile sıcak ilişkileri olan denekler yaşamları boyunca anneleri ile sıcak ilişkileri olmayan deneklere göre yılda ortalama $87,000 daha fazla kazandılar.
  • Anneleri ile iyi ilişkileri olmayan denekler yaşlanınca daha çok bunama ile karşı karşıya kaldılar.
  • Deneklerin anneleri ile gençlik yıllarındaki ilişkileri, ilerleyen profesyonel yaşamlarında babaları ile ilişkilerinden çok daha fazla işlerine etki etti.
  • Denekler 75 yaşına geldiklerinde, çocukluk yıllarındaki anne ile sıcak ilişkilerinin “hayattan memnuniyet/tatmin” duygusuna belirgin bir etkisi olmadığı gözlendi.

Sonuç 5: Çocukluk çağında babaları ile iyi ilişkisi olan denekler…

  • Hayatta daha az korku ve kaygı yaşadılar.
  • Tatillerden çok daha fazla zevk aldılar.
  • 75 yaşlarına geldiklerinde “hayattan memnuniyet/tatmin” oranları daha yüksekti.

 

Yazar seriposoft

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir