Aşağı Kaydır / Kişisel Gelişim / Neden Endişeliyiz? Anksiyetinizi Yok Edin!

Neden Endişeliyiz? Anksiyetinizi Yok Edin!

Neden Endişeliyiz? Anksiyetinizi Yok Edin!

 

Endişe, şüphe kaygı bunların hepsi hayatımızın normal birer parçası

Ödenmemiş bir fatura yaklaşan bir iş görüşmesi veya ilk buluşma için endişelenmek doğaldır

Ancak normal endişe  kalıcı ve kontrol edilemez olduğunda buna kaygı bozukluğu yani anksiyete diyoruz

Bazı basit düşünceler bile sizi nefessiz bırakmaya yetecek güce ulaşır

Ancak kronik endişe sizi hayata küstürebilir, öyle ki evden dışarı adımınızı atamazsınız.

Beyninizi sakin kalmak ve hayata daha dengeli bir kaygıyla yaklaşabilirsiniz.

Bunun için beyninizi eğitebilirsiniz.

Bugün

Kaygı bozukluğuna neyin iyi geleceğini ele alacağız.

 

  • Neyden korktuğunuzu belirleyin

Korkularınızın ne olduğunu bir kağıda yazın. Liste haline getirin. Bu size çok iyi gelecektir. Sonrasında ise bu korkular üzerine teker teker düşünün. Hangi korkuyu nasıl yenebileceğinizi bulmaya çalışın. Bu korkunun nedenlerini bilirseniz nasıl yeneceğinizi de bilmeniz o kadar kolay olacaktır.

Korkularınızın oluşmasına engel olamazsınız. Sizi korkutacak şey her zaman oluşabilir. Fakat korkacağınız olay olduğu zaman nasıl davranacağınızı belirleyebilirsiniz. Bazen davranışlarımız da bu korkuyu yenmeye yetmeyebilir. Bu gibi durumlarda tek kontrol edebileceğiniz o anki tutumunuz ve sakinliğinizdir. Enerjinizi o an kontrol edebileceğiniz bir şeyin üzerine yoğunlaştırırsanız korkunuzu hafifletebilirsiniz.

  • Değiştiremeyeceğiniz şeyleri kabul edin

Çok fazla endişelenmemizin bir diğer sebebi ise sorunların doğuracağı sorunlarına odaklanma eğilimimizdir.

Örneğin dışarı çıkmaktan korkuyorsunuz. Bazı anksiyete hastalarında durum şu şekilde gözlenmektedir. Dışarı çıkmaktan değil, dışarı çıktığında panik atak krizi geçirmekten korkmaktadırlar. Bu sebeple dışarı çıkamazlar.

Ya da daha genel ve basit bir örnek verecek olursak, hafta sonu açık alanda bir doğum günü kutlamanız olacak, fakat o gün yağmurun yağmasından endişe duyuyorsunuz. Evet o gün yağmur yağabilir ve tüm planlarınız mahvolabilir. Ama olmaya da bilir. Bu gibi durumlar için bir yedek plan oluşturabilirsiniz. Her zaman bir b planınızın olması sizi endişeden uzak tutacaktır. Yani değiştiremeyeceğimiz durumları kabul etmek bazen en iyi seçenek olabilir.

 

  • Her şeyin olduğuna vardığını unutmayın

 

Breakind Bad’de söylenildiği gibi J bir atı suya getirebiliriniz fakat ona zorla su içiremezsiniz. İnsanları ve içinde bulunduğunuz koşulları değiştirebilir, onlara etki edebilir fakat istediğimiz gibi sonuçlanması için zorlayamayız. Bazen Olduğu gibi kabul etmek sizi daha mutlu edecektir. Örneğin sevgilinizi ya da ailenizi ele alalım bu kişilerden birinin hareketlerini beğenmiyorsunuz. Birçoğumuz böyle durumda ona yön vermeye çalışırız. O kişiyi değiştirmeye çalışırız. Fakat bu ilişkilerde sorundan başka bir şey yaratmamaktadır. Artık düzeltilmek istemeyen insanları düzeltmeye çalışarak kendinizi üzmeyin. Bu gibi durumlarda ya ondan uzaklaşın ya da onu olduğu gibi sevin.

  • Saçma korkulardan ve endişlerden uzaklaşın

Aklınızda belirsiz korkular varsa ve bu konu hakkında bilgi sahibi değilseniz o konu da bilgi edinin. Günümüzde her türlü bilgiye ulaşmak çok kolay.

Bu gibi durumlarda kendinize şunu sorabilirsiniz. Böyle bir durum yaşandığında olabileceklerin en kötüsü nedir? Bu soruyu cevapladıktan sonra bununla ilgili neler yapılabileceğini düşünmeniz için kendinize biraz zaman tanıyın.  Ve unutmamanız gereken bir şey var. Gerçekte olacakların en kötüsü bile çoğu zaman beynimizde ki kurgu kadar kötü olmaz.

  • Birilerinin ne düşündüğünü umursamaktan vazgeçin

Başka biri için bizim hakkımızda düşündüklerini düşünmekten yapabileceklerimizin çoğunu yapmadığımızın farkında mıyız? Maalesef Türk kültürünün en büyük sorunlarından biridir bu. Kaldı ki bununla ilgili tonla deyim ve atasözümüzde mevcuttur. Elalem ne der sonra? Diyerek yapmadıklarımızı bir düşünün. Ya hayatımızın dönüm noktasını bu şekilde kaçırdıysak? Başkaları için işe yaramaz bir insan olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Evet bundan sonra o kişinin işine yarmaya çalışmaktan vazgeçin.

 

  • Yazma alışkanlığı edinin

Bazen hiç kimsenin yapamadığı dostluğu yapmaktadır. Bir kağıt ve kalem.  Geceleri uyuyamıyorsanız kalkıp bir şeyler karalayabilirsiniz. Ne olduğunun hiç önemi yok, ister bir şiir yazın, ister resim yapın, isterseniz o gün yaşadıklarınızı kaleme alın, yazmak yeni şeyler düşünmektir, sizi sürekli yeni düşüncelere ve fikirlere iter. Aynı zamanda ben sık sık şu metodu uygularım. Eğer beni rahatsız eden bir durum varsa, ya da unutmam ve üstünü hiç açmamam gereken bir mesele varsa bir kağıda onu yazar sonrasında ise yakar kül ederim. Bu size saçma gelecek olan bir totem olabilir. Ama kendinizi kağıdın küle dönüşmesi ile sıkıntınızın gideceğine koşullayabilirseniz, sorun kalmayacaktır.

 

  • Kaygı saati

Sizlere uyguladığım bir diğer işe yarar metodumu açıklayacağım. Bu konu özellikle anksiyete hastaları için olacak. Korkularınızın üzerine gitmek her zaman işe yaramıştır. Bu çoğu zaman kesin çözümler sunar. Benim size tavsiyem ise etrafın sessiz olduğu bir saatte odanız da yalnızken Anksiyetenizi tetiklemeniz. Geleceğinizi, ailenizi, ya da anksiyetenizi oluşturan her ne varsa  düşünün. Panik atak krizine sokun kendinizi. Ceseretinizi toplayıp bunu yapmalısınız. Sonra da yenmeye çalışın. Merak etmeyin ölmeyecek ya da bayılmayacaksınız. Onu yenebildiğinizi görmek sizi çok rahatlatacaktır.

 

  • Kendinizi meşgul edecek şeyler bulun

Farketmiş olmanız lazım ki bir şey üzerinde uğraşırken hiçbir endişeniz o an aklınıza gelmemektedir. Farklı düşünceler alemine geçmişsinizdir. Zihniniz farklı bir iş ile meşgulken endişelerinizi unutturacaktır. Bir film sizi meşgul etmeye yetebilir. Ya da güzel bir yemek yapmak. Bu meşgul edici şeyleri belirlemeniz çok kolay olacaktır. Kitap okumak, bitki yetiştirmek, evcil hayvan bakmak daha bir çoğunu sayabilirim. Şimdi sizi meşgul edecek şeyleri bulun.

 

  • Konuşmaktan çekinmeyin

Kendinizi yalnız hissettiğiniz zaman, bir odaya çekilip haftalarca surat asmayın. Birileri ile bir şeyler konuşmak size iyi gelecektir. Çevrenizde konuşmayı seven arkadaşlarınızı bi aramanızda fayda olabilir. Bunu yapmak sizin farklı düşüncelere dalmanızı kolaylaştıracaktır. Üstelik bu konuşma zevk aldığınız ya da ilgi alanınızın dahil olduğu konular olursa tadından yenmeyecektir.

 

  • Konfor alanınızın dışına çıkın

Konfor alanının ne olduğuna dair bir fikriniz var mı? Bu alan kendinizi güvende hissetiğiniz yer, zaman ve kişilere verilen addır. Örneğin eviniz bir konfor alanıdır. İşyeriniz bir konfor alanıdır. Standart insan modeli bu alanın dışına çok az çıkmaktadır. Oysa bu alan hayatımızın en zevkli alanıdır. Mesela çantanızı alıp dünya turuna çıkabilir misiniz? Ya da şehrinizi değiştirebilir misiniz? Veyahut işyerinden ayrılma kararının size ne kadar zor geleceğini bir düşünün. İşte bunlar konfor alanınızın içindedir. Her ay yatan bir maaşı bırakmak önünde daha iyi bir maaş seçeneği olan bir iş olsa dahi daha güvenli gelir, yeni insanlara alışmanın zorluklarını düşünürüz mesela. Ama hiçbir zaman her şeyin daha iyi olacağını düşünmeyiz. Tatile çıkmak neden zevklidir söyleyeyim mi? Çünkü konfor alanınızın dışındadır.

 

 

 

Yazar seriposoft

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir